Kazdağları - Ege’den izlenimler

Kazdağları - Ege’den izlenimler

Türkiye'de en güzel gezi ayı bizim için Mayıs ayıdır. Hava ne çok sıcak, ne soğuk. Doğa bütün renkleriyle, kokusu ile insanı gezmeye davet ediyor. Bu sene yolumuz bizi Ege tarafına götürdü. Ege'nin, yabancı turistlerce hala fazla keşfedilmemiş, Kaz Dağları bölgesini gezdik. Edremit'in batısında Bayramiç, kuzeyde Çanakkale ve Balıkesir sınırları içinde olan Kaz Dağları (mitolojik ismi ile İda Dağı) aynı zaman bir Milli Park alanıdır. Dünyanın en yüksek oksijen oranı olan yerlerinden birisi; kendine özgü doğası ve kültürel zenginlikleri ile ekoturizm adına tam bir cennet. Doğal bitkisel zenginliklerinden ötürü, bu bölge aynı zamanda tarih dolu bir yer. Mitolojiye göre Zeus'un doğum yeri burası, tanrılar ünlü Truva Savaşı’nı bu dağdan izliyorlardı. Bunun yanı sıra bölge halkı da birçok yerel mit barındırıyor ve günümüze kadar bu mitleri gelenekler ile yaşatarak hayatta tutuyor. Tahtacı Türkmenleri’nin köylerinde Sarıkız efsanesi halen herkesin dilinde ve her sene Ağustos ayında bu efsaneden ismini alan dağa çıkılıyor, üç hafta kadar kalınıyor ve kurbanlar kesiliyor. Bizim gezdiğimiz günler tam Hıdrelleze denk geldi. Hıdrellez, yazın gelişini simgeleyen bir gelenek, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde farklı kutlanıyor. Genel olarak dilekler tutuluyor, ateş yakılıyor, ateş üstünden atlanıyor. Kaz Dağlarında bu güzel gelenek ayrıca mezarlıklarda kutlanıyor. Unutulmamış, ölen aile fertleri ile bu bayram beraber geçiriliyor.